Bir şeyler yapmak istemek, bir şeyler başarmak istemek ve yetinmemek. Pek yabancı olduğunuzu sanmıyor, özellikle de maymun iştahlıysanız beni anlayacağınızı düşünüyorum. Aslında farketmeden içinizi kemiren bir yetersizlik de sağlıyor olabilir bunu, fazlasıyla optimist bir vizyonerlik de. Bir şeyleri başarmak istemenin fazlasıyla doğal olduğunu düşünmekle beraber bunu […]
Dört senelik üniversite hayatımın sonuna doğru iki dönem boyunca ilgili dersler almış olmama ve bu konuda hala yeterli olduğumu doğal olarak düşünmüyor olmama rağmen meslek hayatında nadiren bu kadar ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duymacağımızın bilincindeydim. Ancak iletişimin bu kadar önemli olduğunu ilk deneyimim sonrasında öğrendim. Öncelikle pek […]

Çoğunlukla alıntılardan ve eski birkaç parça yazıdan oluşan bir blog köşesidir, portfolyoya dahil değildir. Çocukluğumda bloglar ile uğraşarak başladığım tasarlama, web sitesi oluşturmaya çalışma çabalarının altındaki blog yazma hevesimi burada da harekete geçirmek istedim. Çok iyi bir fikir gibi gelmediyse lütfen beni uyarın, emin değilim ben de.

Michigan Athletics Facility Rentals – Michigan Athletics Facility ...

Jeremy Bentham, “İyi” insanı, iyilik yapan insan olarak tanımlamış ve birçok eleştiriye maruz kalmış zamanında. Bu eleştirilerden bir tanesi de Bertrand Russell tarafından yapılmış. Bu iyiliğin ondan yararlanan kişiye duyulan sevgiden kaynaklanıyorsa erdemli olmadığını, sadece ahlak kurallarından esinlenmişse erdemli olduğunu ortaya koyan Kant’ın düşüncesinin çok daha yüce olduğunu belirtmiş Russell. Ancak biz burada sanki erdem dediğimiz şeyi biraz yanlış anlıyor ya da büyütüyoruz. İki örneğimizi karşılaştırırsak elimizde bir sevgiden dolayı yapılan iyilik bir de ahlak kurallarından esinlenerek yapılıp Kant tarafından erdemli bulunan iyilik oluyor. Birisi sevgi ile tetikleniyorken öbürü de iyilik yaptığımızda hissedeceğimiz iç huzur ile tetikleniyor. İkisinin de motivasyonunu aslında edineceğimiz huzur sağlıyor. Aslına bakarsanız pek bir farkı yok bunların. İkisi de bencillikten doğuyor ve eğer muhalefet olasım gelirse Kant’ın erdemli bulduğu iyiliği daha çıkarcı bile bulabilirim. İyiliğin tanımını yapmak bu yüzden yanlıştır, hele ki kabul edilen iyilikleri reddedip esas iyilik budur demek daha da yanlıştır. Ama ne yalan söyleyeyim benim de kendime göre bu iyidir, bu değildir diyesim, insanları galeyana getiresim geliyor. Ancak kimseyi kandıramam muhtemelen. Kendi kendime konuşurum.

Temmuz’18 Michigan Athletics Facility Rentals – Michigan Athletics Facility ...
 

Eğer dünyada hoşgörü olacaksa, okullarda öğretilmesi gereken şeylerden biri de, kanıtları değerlendirme alışkanlığı, doğru olduklarına dair bir kanıt bulunmayan önermeleri olduğu gibi kabul etmeme alışkanlığı olmalıdır. Örneğin, gazete okuma sanatı öğretilmelidir. Öğretmen, yıllar önce geçmiş ve politik tartışmalara yol açmış olan bir olayı ele almalı; çocuklara önce bir tarafı destekleyen gazetelerde yazılanları, sonra karşı taraftakileri destekleyenlerin yazdıklarını, en sonra da gerçekten ne olup bittiğini tarafsız bir şekilde aktaran yazıları okumalıdır. Deneyimli bir okuyucunun her iki taraftaki önyargılı haberlerden gerçekte ne olduğunu nasıl çıkarabileceğini göstermeli; gazetelerde yazılanların az veya çok gerçek dışı olduğunu öğrencilerin anlamasını sağlamalıdır. Bu öğreti sonunda edinilen kuşkuculuk, iyi niyetli insanların idealist yönlerine seslenen bu türden soytarıların dalaverelerine karşı, ilerideki yıllarda öğrencilere bağışıklık kazandıracaktır.

 
Bertrand Russell (1995). Sorgulayan Denemeler Michigan Athletics Facility Rentals – Michigan Athletics Facility ...
 

İyi anne ya da baba, kendisini yaşayabilen kişidir. Yaşamın içinde olan ve kendisini yaşayailen kişi, diğer insanların da yaşamına saygılıdır. Anne ya da baba olduğunda çocuğunu kendine özgü bir dünyası olan bir varlık olarak algılar ve haklarına saygı gösterir.

 

Kendisini yaşayabilen insan hayatın her alanında diğer insanlara karşı daha ideal bir birey olabiliyor. Yaşamak zorunda kaldıkları veya yaşayamadıkları üzerinden olumsuz duygulara kapılabiliyor ve bu duyguları insanlarla olan iletişimlerine yansıtabiliyorlar. Sonsuz bir döngü halini alan bu yansımalar da günümüzdeki anlama ve anlaşılma arzusunu kaybetmeye yüz tutmuş bir toplum yaratıyor. Bu, arzuyu kaybetmek olmasa da bu yöndeki umudunu kaybetme olarak kendini gösterebiliyor.

Bu dönemdeki amacımız bu gidişattan kurtulabilmek, anlamanın ve anlaşılmanın hazzına ulaşabilmek, insanlara bunu gösterebilmek ve anlayışın önüne geçen negatif hislerden kurtulup ‘bir olabilme’ bilincine kavuşmak, kavuşturmak olabilir. Alıntı: Engin Geçtan Michigan Athletics Facility Rentals – Michigan Athletics Facility ...
 

We must finally adapt our institutions to human nature. In the long run our present plan of trying to force human nature into a mould of existing abuses, superstitions, and corrupt interests, produces the explosive forces that wreck civilization. Never forget that if you leave your law to judges and your religion to bishops, you will presently find yourself without either law or religion. If you doubt this, ask any decent judge or bishop. Do NOT ask somebody who does not know what a judge is, or what a bishop is, or what the law is, or what religion is. In other words, do not ask your newspaper.  Journalists are too poorly paid in this country to know anything that is fit for publication.

 
George Bernard Shaw Michigan Athletics Facility Rentals – Michigan Athletics Facility ...
 

İlkin şunu belirttim: Psikolojik açıdan kadın erkek ayrımını tamamiyle yanlış buluyorum. Çünkü gerçek bir insan, kadınla erkeğin uyumlu bir karışımıdır. Kafa yapısı ve ruhsal yapısıyla salt erkek olan bir kişi, gerçek bir insan sayılamayacağı gibi, kafa yapısı ve ruhsal yapısıyla salt kadın olan bir kişi de gerçek bir insan sayılamaz. Ancak kadınlara özgü bilinen niteliklerle erkeklere özgü bilinen nitelikleri kendi benliklerinde uyumla kaynaştıranlar gerçek insanlardır. Cinsel açıdan değil, ama ruhsal açıdan birz hermafrodit olmak gerekir, gerçek bir insan sayılabilmek için.

 
Mina Urgan